Trabzon'da siyasi gerilim son günlerde yeniden tırmandı. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya'ya yönelik sarf edilen sert ve saldırgan ifadeler, kentte geniş yankı uyandırdı. Siyasi çevrelerde “seviyesiz” ve “ölçüsüz” olarak nitelendirilen bu çıkışlar, özellikle sosyal belediyecilik uygulamaları ve hukuk tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
“BU DİL SİYASET DEĞİL, BOŞ GÜRÜLTÜDÜR”
Son dönemde artan eleştirilere cevap niteliği taşıyan açıklamada, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya'ya yönelik kullanılan dilin, ne siyasetin ciddiyetiyle ne de Ramazan Bayramı'nın birleştirici ruhuyla bağdaşmadığı vurgulandı. Gerçeklerden kopuk ithamların, sahibinin çaresizliğini gösterdiği belirtilirken, “Bu dil siyaset değil; ucuz polemik ve boş gürültüdür” ifadelerine yer verildi.
“HUKUK İŞLİYOR MASALI ARTIK TUTMUYOR”
Açıklamada, adalet sistemine yönelik güvensizliğe de dikkat çekildi. “Bu ülkede adaletin terazisi şaşmıştır” denilerek, toplumun vicdanında derin bir güvensizlik oluştuğu ifade edildi. Bir davanın savcısının Adalet Bakanı yapılmasıyla hukuk düzeninin altüst edildiği öne sürüldü. “Hukuk işliyor” söyleminin artık gerçekleri örtemediği belirtildi.
“EKREM İMAMOĞLU BU MİLLETİN UMUDUDUR”
Açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonlar da eleştirildi. İmamoğlu’nun milletin umudu olduğu vurgulanırken, “Eğer yüreğiniz varsa, iddialarınıza güveniyorsanız, TRT ekranlarını açın! Canlı yayınlayın da bu millet gerçeği kendi gözleriyle görsün” çağrısı yapıldı.
“CAMİLERDE SİYASET YAPMAKTAN UTANMADINIZ”
Ramazan ayı boyunca camilerde siyaset yapıldığı iddiası da açıklamada yer aldı. “Ramazan boyunca camilerde Allah’ın evinde siyaset yapmaktan utanmadınız, bugün de utanmadan yargıç-savcı rolüne soyunuyorsunuz” denilerek, bu durumun “korkunun dışa vurumu” olduğu savunuldu.
“SARAY KONFORUNDAN KONUŞANLAR, HALKI GÖRMÜYOR”
Açıklamada ekonomik sıkıntılara da dikkat çekildi. Saray konforundan konuşanların, pazarda filesini dolduramayan vatandaşı, faturasını ödeyemeyeni ve ay sonunu getiremeyen emekliyi görmezden geldiği belirtildi. Fındık üreticisinin, çay çiftçisinin ve emeklilerin yaşadığı zorluklar hatırlatılarak, “Bu sizin eserinizdir” ifadesi kullanıldı.
“MİLLÎ ŞUUR, BOP EŞBAŞKANLIĞI DEĞİLDİR”
Millî şuur kavramına da değinilen açıklamada, hamasi nutuklarla millî şuur dersi verilmeye çalışılması eleştirildi. “Millî şuur; dış güçlerin projelerinde BOP Eşbaşkanlığında rol almak değildir” denilerek, 1 Mart tezkeresine ‘hayır’ diyebilmek, Çanakkale, Afyon ve Kıbrıs gibi değerlerin millî şuurun temelini oluşturduğu vurgulandı.
KENT LOKANTALARINA ELEŞTİRİ: “HALKIN BOĞAZINDAKİ LOKMAYA GÖZ DİKMEK”
Son dönemde tartışma konusu olan Kent Lokantaları da açıklamada savunuldu. Kent lokantalarını hedef almanın, halkın boğazındaki lokmaya göz dikmek olduğu belirtildi. Vatandaşların uygun fiyata dört çeşit yemek yiyebilmesinin sosyal belediyeciliğin bir ürünü olduğu ifade edildi. “Yangın var, siz hâlâ ‘itfaiye neden su sıkıyor’ diyorsunuz” benzetmesiyle eleştirilere yanıt verildi.
“SİYASETTE ACEMİ, HAFIZADA ZAYIF”
Atanmış ilçe başkanlarına yönelik eleştiriler de dikkat çekti. “Atanmış ilçe başkanı sadece siyasette değil, hafızada da zayıf” denilerek, Hayrünnisa Gül süreci ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuruları hatırlatıldı. Dün söylenenlerle bugün söylenenler arasındaki çelişkilere vurgu yapıldı.
“BİZ SUSMAYACAĞIZ, SİZ HESAP VEREceksiniz”
Açıklamanın sonunda, Trabzon’da belediyenin daha önce batırılıp bırakıldığı, bugün ise işler hale getirildiği iddia edildi. Ekrem İmamoğlu’na ve arkadaşlarına yapılan her haksızlığın karşısında olunacağı belirtildi. “Biz haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmadık olmayacağız” denilerek, “Biz susmayacağız, siz hesap vereceksiniz” ifadesiyle açıklama tamamlandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: