Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği, Gümüşhane'nin göz ardı edilen tarihi hazinelerine dikkat çekmek için bir farkındalık gezisi düzenledi. Gezide, 2 bin yıllık geçmişe sahip olmasına rağmen tescili bile olmayan Tekke Kalesi'nin ve çevresindeki tarihi dokunun hızla tahrip olduğu ortaya çıktı.
Gümüşhane'de düzenlenen farkındalık gezisi, tarihi mirasımızın ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne serdi. Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği üyeleri, Prof. Dr. Coşkun Erüz ve Tarih Öğretmeni Esin Saraçoğlu rehberliğinde, Süleymaniye Mahallesi, Tekke Beldesi ve Bahçecik Mahallesi'ni ziyaret etti.
"Turizm Sadece 'Tarihi Yerleşim Var' Demekle Olmuyor"
Dernek Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, yaptığı değerlendirmede çarpıcı tespitlerde bulundu. Gezilerine, Osmanlı döneminde "Madencilerin Başkenti" olarak anılan Süleymaniye Mahallesi'nden başladıklarını belirten Erüz, "Geçmişte 60 bin nüfusa ev sahipliği yapan bu bölgede, camiler, kiliseler ve 4 tarihi hamam hala ayakta. Ancak, bu yapılar için yeterli tanıtım ve bilgilendirme yok. İnsanlar neyi, nerede göreceklerini bilemiyor. Turizm, iyi ulaşım, iyi tanıtım ve bilgilendirici tabelalarla olur" dedi.
2 Bin Yıllık Kale Tescilsiz ve Korumasız
Gezinin en çarpıcı durağı ise Tekke Beldesi'ndeki Tekke Kalesi oldu. Roma dönemine kadar uzanan 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olan bu stratejik kale, ne yazık ki resmi olarak tescillenmemiş ve koruma altına alınmamış. Prof. Dr. Erüz, "İç ve dış kaleleriyle muhteşem bir yapı. Ancak, 4 yıl önce gördüğümüz orijinal, 200 yıllık tarihi evlerin bir kısmı şimdi yerle bir olmuş. İçimiz acıdı. Ne kale ne de içindeki yapılar korunuyor" ifadelerini kullandı.
Tarihi Camiye Yapılan Modern Müdahale Tarihi Dokuya Zarar Verdi
Programın son durağı olan Bahçecik köyünde ise restorasyon adı altında yapılan yanlış uygulamalar dikkat çekti. Köydeki 5 asırlık tarihi caminin, orijinal dokusuna uygun olmayan malzeme ve boyamalarla adeta beton bir yapıya dönüştürüldüğü gözlemlendi. Bu durumun, tarihi mimariye verilen zararın acı bir örneği olduğu vurgulandı.
"Acilen Tespit ve Tescil Yapılmalı"
Prof. Dr. Erüz, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: "Öncelikle tüm tarihi yapılar acilen tespit edilmeli ve tescillenmeli. Ardından, uzmanlar gözetiminde hazırlanacak projelerle, devlet destekleri, AB fonları veya UNESCO'dan sağlanacak kaynaklarla restorasyonlara başlanmalı. Bu bölge, Ürgüp veya Mardin gibi bir turizm cazibe merkezi olabilir. Ancak bu şekilde devam edersek, 10 yıl sonra bu mirastan geriye bir şey kalmayacak. Acil müdahale ve bilinçli bir ortak akılla hareket edilmesi şart."
Uzmanlar, Gümüşhane'nin bu eşsiz değerlerini kurtarmak ve turizme kazandırmak için zamanın hızla tükendiği konusunda uyarıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: