Trabzon’da konuşan Saadet Partisi İl Başkanı Ahmet Muratoğlu, 2017 referandumu ve 2018 seçimleriyle hayata geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni mercek altına aldı. Muratoğlu, “Hız kazandık ama dengeyi kaybettik” çıkışıyla dikkat çekti.
Yeni yönetim modelinin sadece bir hükümet değişikliği olmadığını, devletin işleyişinde köklü bir dönüşüm olduğunu söyleyen Muratoğlu, kısa vadede kararların hızla alınabildiğini kabul etti. Ancak bu hızın ciddi yan etkiler doğurduğunu vurguladı.
“Yürütme gücü tek bir merkezde toplanarak hız kazanmış olabilir. Fakat bu hız, farklı seslerin karar süreçlerinden dışlanmasına yol açtı. Denge ve denetim mekanizmaları ciddi şekilde zayıfladı.”
Meclis ve yargı vurgusu: “Denetim gücü geriledi”
Muratoğlu’na göre yeni sistemle birlikte TBMM’nin yasa yapma ve hükümeti denetleme yetkisi belirgin şekilde azaldı. Ayrıca yargı bağımsızlığı konusunda kamuoyundaki şüphelerin her geçen gün arttığını belirtti.
Yargının bağımsız hareket etme kapasitesinin zayıflaması en büyük risklerden biri. Muratoğlu bu durumu şöyle özetledi:
“Hukuk, kararları denetleyen mekanizma olmaktan çıkıp, alınan kararları onaylayan bir araç haline gelme riskiyle karşı karşıya.”
Uzman kadrolar geri planda kaldı
Bürokrasideki yapısal değişikliklere de değinen Muratoğlu, özellikle müsteşarlık gibi kritik makamların kaldırılmasının siyaset ile bürokrasi arasındaki bağı kopardığını söyledi.
Eskiden bakanlıklar ve uzman ekipler tarafından hazırlanan politikalar, şimdi çok daha dar bir çerçevede ve Cumhurbaşkanlığı’na bağlı ofisler aracılığıyla yürütülüyor. Bu durum üç büyük sorunu beraberinde getirdi:
-
Koordinasyon sorunları: Kurumlar arası bağlar zayıfladı, uygulamalarda tıkanmalar yaşanıyor.
-
Liyakat ve uzmanlık kaybı: Teknik bilgi ve uzmanlık tecrübesi geri planda kalıyor.
-
Şeffaflık riski: Uzun vadede hesap verebilirlik ve kurumsal kapasite açısından tehlikeli bir tablo oluşuyor.
Çözüm için üç temel adım
Muratoğlu, devletin daha sağlıklı işleyebilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini belirtti. Saadet Partisi’nin çözüm yol haritasını şu üç başlıkta açıkladı:
-
Güçlü denetim: Meclis ve yargının denetim yetkileri yeniden güçlendirilmeli.
-
Liyakatli bürokrasi: Uzman kadrolar yeniden etkin hale getirilmeli, bakanlıkların kurumsal gücü artırılmalı.
-
Kurumsal koordinasyon: Karar alma süreçleri şeffaflaştırılmalı, kurumlar arası eşgüdüm sağlanmalı.Muratoğlu sözlerini şöyle tamamladı:
“Daha dengeli ve sürdürülebilir bir yönetim yapısı artık bir tercih değil, Türkiye’nin geleceği için bir zorunluluktur.”
Yorumlar
Kalan Karakter: