Akran zorbalığı mı, yoksa ekran zorbalığı mı? Bu soru, hoşuma gitti. Çünkü akran zorbalığının asıl kaynağı ekranlar…
Ekranlar, şiddeti olağanlaştırıyor. Televizyonda olsun sosyal medyada olsun sürekli şiddet var. Dizilerde, kısa videolarda çocuk ve gençlere şiddet kültürü aşıladığı görünen bir gerçek.
Televizyonlardaki tartışmalarda sürekli sinirli bir bağırma söz konusu. Kim çok bağırırsa ve karşısındakini aşağılayıp hakaret ederse üste çıkıyor. Bazı tartışmalarda yumruklarını sıkarak karşıtının üstüne yürüyenleri de görmekteyiz canlı yayınlarda hem de. Bu izlenceler sorunların çözümünün, düşünce alışverişinin bir yandan gereksizliğini vurgularken diğer yandan da şiddet uygularsan kazanırsın düşüncesini aşılamakta. Böylece kimse kimseyi dinlemiyor. Hiç kimse karşısındakine saygı göstermiyor.
Neredeyse siyasetçilerin hepsi bağırmaktan söz söyleyemiyorlar. Meclis’te en aşağılayıcı küfürleşmeler oluyor. Televizyoncular bakıyor ki meclis kavgaları izlenme oranlarını yükseltiyor sabahtan gece yarısına dek haftalarca bu görüntüler izlettiriliyor küçük büyük herkese.
Dizilerde kavga eksik olmuyor. Çünkü ne kadar şiddetli kavga varsa o kadar çok izlenme oranı var. Karşısındakini dinlemek, ona değer vermek yok! Ne kadar çok bağırıp çağırırsan haklı olursun mantığı var ekranlarda.
Sosyal medya, şiddetin en yaygın olduğu alan.
Çocukların telefon ya da tabletlerde oynadıkları oyunların neredeyse hepsinde şiddet var. Birçok oyun öldürme üstüne kurulu. Ne kadar çok öldürürsen o kadar çok puan kazanıyorsun. Çocukların televizyon, telefon ve tablet ekranlarında şiddet öğrenme kursuna gittiklerini söylersek abartmamış oluruz. O zaman Sefa Öğretmen’in dediği gibi bu ekran zorbalığı değil de ne?
Ekranların bir başka zorbalığı ise insanları doğal niteliklerinden koparmak. Tektip insan yaratma amacıyla hep aynı düşünüp davranan insanlar oluşturuluyor bilerek. Bir canlıyı, doğal özelliklerinden soyutlamak zorbalık değil de nedir?
Ekranlar, sosyal bir canlı olan insanları toplumdan koparmaya çalışmakta. Toplumdan koparılan kişi, yaşı ne olursa olsun ekranın tutsağı oluyor. Toplumsal ilişkileri ortadan kalkıyor. Bu da ekran zorbalığının bir başka yönü.
Çocuk ve gençlerimizi sanal zorbalıkla bizden çalan ekranlara karşı savaş açmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Çocuklarımızı ekran zorbalığından kurtararak özgürleştirmek herkesin görevi. Bu görevden kaçmak olmaz.
Yorumlar
Kalan Karakter: