Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta ardı ardına yaşanan okul baskınlarının ardından Trabzon’da anlamlı bir protesto düzenlendi. Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, Meydan Parkı’nda yaptığı basın açıklamasıyla, artan şiddet olaylarına dikkat çekti. Platform adına konuşan Metin Serdar, “Bugün okullar maalesef şiddetin, güvensizliğin ve kaygının mekanlarına dönüşmüştür. Bu kabul edilemez. Yaşananlar münferit değildir” dedi.
Son yıllarda eğitim kurumlarında şiddet vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Metin Serdar, bu durumun bireysel vakaların ötesinde sistematik bir soruna işaret ettiğini vurguladı. Konuşmasında, şiddeti doğuran temel nedenleri sıralayan Serdar, toplumsal eşitsizlik, yoksulluk, umutsuzluk, dışlanma ve kutuplaştırıcı politikaların bu tablonun ana belirleyicileri olduğunu ifade etti.
Serdar, özellikle gençlerin geleceksizliğe itildiğine dikkat çekerek şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı:
“Bu düzen, çocuk yaşta failler yaratmaktadır. Şiddet yalnızca okullarla sınırlı değil. Sağlık alanında da benzer bir tablo var. Sağlık emekçileri her gün sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalıyor. Can güvenliği olmadan görev yapmaya zorlanıyorlar. Hastaneler de tıpkı okullar gibi şiddetin sıradanlaştığı mekanlara dönüşüyor.”
Açıklamada, eğitim ve sağlık politikalarında bilimsel, kamusal ve eşitlikçi anlayışın terk edildiği belirtildi. Liyakat yerine sadakatin öne çıkarıldığı, koruyucu ve önleyici mekanizmaların zayıflatıldığı vurgulandı. Bu durumun, kamu hizmetlerini ciddi bir çöküşe sürüklediği ifade edildi.
Metin Serdar, ne siyasi iktidarın ne de ilgili bakanlıkların sorumluluk almadığını söyleyerek tepki gösterdi:
“Eğitimde ve sağlıkta can güvenliğini sağlamak en temel kamusal yükümlülüktür. Eğitim emekçileri, sağlık çalışanları ve yurttaşlar yaşam alanlarında güvende değilse, bunun sorumluları hesap vermek zorundadır.”
Platform olarak yaşananların kader olmadığının altını çizen Serdar, asıl sorumluların ihmal ve yanlış politikalar olduğunu belirtti. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki saldırıların ardından başlattıkları nöbetin 3. gününde olduklarını hatırlatan Serdar, şu kararlı mesajı verdi:
“Ta ki okullarda ve hastanelerde şiddet son bulana, güvenli kamusal hizmet alanları oluşturulana ve sorumlular yargı önünde hesap verene kadar alanları terk etmeyeceğiz.”
Metin Serdar, konuşmasının sonunda 17 Nisan Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıl dönümüne de dikkat çekti. 86 yıl önceki aydınlanmacı, üretime dayalı, eşitlikçi ve kamucu eğitim anlayışının bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi:
“Köy Enstitüsü ruhu; şiddetin, umutsuzluğun ve eşitsizliğin panzehiridir. Güvenli, laik, bilimsel ve kamusal bir eğitim ancak bu değerler temelinde mümkün olacaktır.”
Son olarak hayatını kaybeden eğitim emekçileri ve öğrenciler anıldı. Yaralılara acil şifalar dilenirken, tüm emek ve demokrasi güçleri, veliler, hastalar ve sağlık çalışanları ortak mücadeleye çağrıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: