Rumi takviminin ilk ayı Kalandar ayıdır. Kalandar “yeni yıl” anlamına da gelir. Bu Kalandar ayının ilk günü kalandar akşamı, Ocak ayının 13. gecesidir ve Karadeniz Bölgesi’nde binlerce yıldır gelenek olarak kutlanmaktadır.
Şenliklerde insanlar horon kemençe ile değişik oyunlarla Kalandar’ı kutlar. Çocuklar Kalandar akşamları çantalarla komşu evleri dolanır, çantalara meyveler konularak çocuklar sevindirilir. Şenliklerde birini dede olarak seçerler. Yünden takma sakal takılır yüzler boyanır. Ekipteki herkes değişik kıyafetler giyer. Ellerinde kelek denen ziller çalınarak gürültü yapılır. Bir kişide hoca kıyafeti giyerek hoca olur. En önde ayı kıyafeti giyerek gezene “momeyer” denilir. Ekipte yer alanlara “goncoloz” denir. Çalgılar, kemençe ve horon oyunları ile eğlenceler yapılır. Halk arasında eğlence ve kaynaşma olur ve eski yıla veda edilire. Yeni yıla yeni umutlarla iyi niyetlerle eğlenerek girilier. Bu yıl kutlamalara Belediye başkanları, kaymakam ve valiler de dahil oldu, festival havasında kutlandı.
Üç bin yıllık bir gelenek olduğunu iddia edenler de var. Rum geleneği olduğu söylenerek katılanların günaha girdiğini iddia eden dindar geçinen yobaz bir kesim de hep vardır tabi ki.
Batının kıyafetini giyince, batının takvimini kullanınca batılı dediklerimiz bizi sanki batılı sayıyor da bu nesli tükenmeyen cehaletten beslenen yobaz kafa batı geleneğidir, günahtır diyebiliyor. Bu dar yobaz kafa istiyor ki kimse mutlu olmasın, eğlenmesin, dünyayı kendine zindan etsin. Be hey yobaz kafa! sen dünyayı kendine zindan edebilirsin de senin gibi düşünmeyenleri rahat bırak! Dünyadan zevk alacağım diyeni kötülemek, düşman ilan etmek sana bir şey kazandırmaz. Aksine insanlığını kaybedersin. Tabi ki bu uyarılar sana boş. Ne desek anlamazsın. Sana laf anlatmak asırlarca mümkün olmamış ki şimdi mümkün olsun. O zaman ey nesiller boyu cehaleti kendine ilah edinmiş yobaz kafa! Düş bu milletin yakasından… Sen bu millete şimdiye kadar hiçbir güzel şey verememişsin ve verebileceğin bir iyilik, bir proje, mantıklı bir fikir de yoktur. Bu insanlığa sunduğun bir kurtuluş reçetesi de yoktur. Neslin kurusun! Lakin neslin de kurumaz. Mutlu olmak eğlenmek isteyenlerden uzak ol.
TUİK tarafından 2024 yılı yaşam memnuniyet araştırması sonucunda Trabzon en mutsuz şehirler arasında üçüncü şehir çıkmıştır. Fındığı, tütünü, hamsisi ve ürettiği hiçbir ürünü hak ettiği değeri görmeyen, emeğinin karşılığını alamayan bir şehir konumunda. Nerede o neşeli, hayatın keyfini çıkaran, fıkralara konu olan Türkiye’yi güldüren Trabzon insanı. İstenen bu mudur? Mutsuz bir şehir, mutsuz bir halk… Bir festival bahane ederek biraz eğlenmesi çok görülen şehir. İyi ki böyle dar yapıda düşünmeyen, seçilmiş ve atanmış idarecileri var ve Kalandar şenlikleri büyüyerek, festival tadında kutlanma kararı alındı. Olumlu buluyor ve destekliyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: