Son yıllarda ülkemizde kültür ve sanat harcamalarının aşırı düştüğü TÜİK raporlarında görülmektedir. Kültür ve sanata katılımın önündeki en büyük engelin maddi engel olduğu görülmektedir. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı raporlarında durumun vahim olduğu daha belirgindir. Ülkemizde kültür ve sanatla uğraşmayanların oranı %82, kültür ve sanat etkinliğine katılmayanların oranı %70, hiç kitap okumayanların oranı %39’dur. Kültür ve sanat derneklerine üyelikte dünyada sondan ikinciyiz. Sinema ve tiyatroya gitme, müzik enstrümanı çalma, hobi kurslarına gitme oranımız çok düşüktür. Eğitim seviyesi yüksek gruplarda kültür ve sanat etkinliğine katılım daha yüksektir.
Tarih boyunca insanlar duygularını, düşüncelerini, umutlarını, dertlerini, beklentilerini sanat ile ifade etmiştir. Günümüze ulaşan sanat eserleri bize sanatın insan hayatının bir parçası olduğunu göstermektedir. Sanat, insanın kendisini özgürce ifade edebilmesini sağlar. Sanat yaşamı güzelleştirir. İnsana ve topluma değer katar. Değişik bakış açısı oluşturur. Sanatçıya verilen değer, toplumun ilerlemesini ve refah seviyesinin artmasını sağlar.
Kültür ve sanattan uzaklaştıkça toplumda insani özellikler azalmakta; sevgi, saygı, hoşgörüde gerilemektedir. Sanattan uzak toplumlar mutsuz, zevksiz, yobaz, tahammülsüz, çevreye duyarsız hale gelmekte ve sonucunda da geri kalmış, fakir ülkeler arasında kalmaktadır. Toplumsal sorunlarını çözememektedir. Bu tür ülkelerin ömürlerinin uzun olmadığını tarih kanıtlamıştır.
Kişilerin kültürel faaliyetlere katılımının önündeki engellerin tespit edilip kaldırılmasına çalışılması, ailelerin çocuklarını kültürel ve sanatsal etkinliklere yönlendirmesi ve ilkokullarda bu yönde seferberlik yapılması zorunlu görülmektedir. Sanatçıya engel çıkarılmamalı, yolu açılmalıdır. Kültür ve sanat faaliyetlerinin turizm gelirlerini de artırdığı görüldüğü için kurumsal desteklerin artırılmasının da şart olduğu ortadadır.
Son zamanlarda gündemimizden düşmeyen akran zorbalığı, okul basarak çocuk öldürmek, çocuk tecavüzleri ve yolsuzluklar gibi neslin bozulduğuna yönelik eleştiriler çok doğrudur. Çözümün de çocuklarımızı sanatsal faaliyetlere ve sportif faaliyetlere yönlendirmekten geçtiği görülmelidir. Çocuklar tiyatro faaliyetlerine, hangi müzik enstrümanına yatkın ise saz, kemençe, gitar, piyano gibi alanlara yönlendirilse veya spora yatkın ise futbol başta olmak üzere basketbol, voleybol ya da atletizm alanlarına yönlendirilse zararlı akımlara maruz kalma ihtimali düşer. Boş gezip psikolojisinin bozulması, saplantılı birey haline gelmesi büyük oranda engellenebilir. Topluma katkısı olur. Sağlıklı birey olur. Zararlı bireylikten sağlıklı topluma geçiş olur. Sanırım hepimizin isteği de budur. O zaman kültürel faaliyetlere belediyeler ve bakanlık daha çok bütçe ayırsın diyoruz ülkemiz için.
Yorumlar
Kalan Karakter: