Ligin 2. haftasını geride bıraktık. Hava sıcak, futbolcular birbirine ısınamadı, sistem oturmadı… Hep aynı bahaneler. Ama kusura bakmayın kardeşim, lig başladıysa artık bu maçların bahanesi olmaz. Transfer dönemi aylar öncesinden açıldı, hazırlık kampları yapıldı. Bir sürü futbolcu gönderildi, yerine bir sürü futbolcu alındı. Peki soruyorum size: Geçen seneki takımla bu seneki arasında olumlu olarak ne değişti?
Hangi taktik farklılığı çalışıldı?
Yoksa daha mı kötüyüz?
İlk yarının özeti: Koca bir hiç!
Kaleye tek bir şutumuz yok. Taktik yok, heyecan yok. Akan oyunda akılda kalan tek pozisyon, devre bitmeden sağ kanattan yapılan ortaydı. Net bir gol pozisyonu olabilirdi ama hakem öyle bir düdük çaldı ki, avantajı oynatmak yerine faul verdi. Yetmedi, kulübeden itiraz gelince de kartını gösterdi.
Hakem kardeşim, yeter artık bizimle uğraşma!
İkinci yarı: Aynı tas aynı hamam
Bir umut dedik, belki bir kıvılcım çıkar. "Yaparsa Zubkov yapar" dedik, nitekim öyle oldu. Zubkov’un hazırladığı pozisyonda Augusto topu boş kaleye yuvarladı. Gol geldi ama oyun yine tat vermedi.
Şimdi diyecekler ki:
“Kasımpaşa’yı da 1-0’la geçtik, iki de iki yaptık, daha ne istiyorsunuz? Biraz sabredin arkadaşlar.”
Evet, iki maçta iki galibiyet kötü değil. Ama bu takımın sorunu galibiyet almak değil; aynı hataları tekrar tekrar yapması. İki senedir sabrediyoruz, aynı sabır edebiyatı sürüyor. Şampiyon kadro dağıtıldı, yerine gelenlerden ne bir sağ bek, ne bir sekiz numara, ne de sahada oyunu yönetecek bir beyin çıktı.
Kalecimiz üç sezondur gitme ihtimaliyle gündemde. Her transfer döneminde "gidiyor mu, kalıyor mu?" sorusuyla uyanıyoruz. Gece yarıları "kalacak" haberleri düşüyor ama sabahına yine huzursuzluk.
Çekirge misali…
İlk hafta Kocaelispor, ikinci hafta Kasımpaşa… Çekirge misali iki kere sıçradık. Şimdi üçüncü sınav Antalyaspor deplasmanı. Eğer oradan da sıyrılabilirsek, arkasından iç sahada Samsunspor’u geçersek, belki de Fenerbahçe maçına moralli çıkarız.
Ama unutulmasın:
Futbol sadece sıçramayla olmuyor. Sistem, disiplin, taktik, oyun aklı şart. Yoksa çekirge misali üç, dört, beş kez sıçramazsın; bir yerde yere çakılırsın.
Yorumlar
Kalan Karakter: