İlk yarıyı; ahlarla, vahlarla, eksiklerle, sitemlerle ama yine de alkışla kapattık. Son üç maçta biraz ahlandık, biraz vahlandık… Belki de bu kadar eksikle ligi ikinci bitirmemiz gerekirken, ilk devreyi üçüncü sırada tamamladık. Üstümüzde Fenerbahçe var, 4 puan farkla… Lider Galatasaray ile aramızda 8 puan.
Sezon başından beri ezber bir cümleyle yaşıyoruz: “Geri dörtlüye iki nokta atışı, orta sahaya iki nokta transfer, öne de iyi bir forvet…” Ama ikinci devreye girerken tablo ortada: Beş futbolcu değil, Sikan gitti, gelen yalnızca Nwaiwu. Hâlâ Oliagbe’den medet umuyoruz. Yedek kulübesine bakıyoruz: Bouchoari, Cihan Çanak, Ozan Tufan, Nwakaeme, Okay Yokuşlu… Gençleri saymıyorum; çünkü süre alacaklarını ben de sanmıyorum.
Ve maç başladı… Siyah-yeşil Kocaelispor ile portakal rengine çalan bir bordo-mavi karşı karşıya.
İlk on dakika… Yeminle söylüyorum, ekrana sadece baktım. Zubkov’un ceza sahasına girerken ayağından açtığı bir top dışında Kocaeli ceza sahasına bile giremedik. Top orta sahada döndü durdu. Pas yok. İkili mücadele yok. Top kaybı çok. Kar yağışıyla birlikte futbolcuların eli ayağı tutulmuş gibiydi; önlerindeki topu beş kişi çıkaramıyor, vuramıyor. Ve kaçınılmaz son: 18. dakikada gol.
Görünen tablo çok net: Trabzonspor bu ligin en kolay gol yiyen takımlarından biri. Çünkü oyuna müdahale edecek fiziksel ve teknik donanımı zayıf. Pozisyon üretemiyor, defans yapamıyor; çünkü oyun öngörüsü yok. Yediğimiz gollere bakın, neredeyse hepsi aynı. Zubkov bir şeyler yapmaya çalışıyor, golü atan Augusto görevini yapıyor… Ama pres yok. İkili mücadele yok. Oliagbe, asist dışında yok, yok, yok.
Daha ne yazalım? Soruyorum: Zubkov dışında top ayağına gelmeden ya da geldiğinde ne yapacağını bilen kaç oyuncu var? Çalım atmak güzeldir ama iki-üç çalımdan sonra pas vermek yerine topu rakibe bırakmak, futbolun hangi kitabında yazar? Trabzonspor futbolu halı sahada mı oynuyor, yoksa mahalle arasında mı?
Ve her zamanki gibi… 90+’da, şapkadan tavşan değil tank çıkaran Muçi sahne aldı. Bir şey yaptı ve kazandık.
Ama altını kalın kalın çiziyorum: Bu böyle her zaman olmaz. Maç sonucu ne olursa olsun, Trabzonspor böyle oynamaz, oynamamalı. Kötü oynayıp kazanmak bazen erdemdir ama bunu alışkanlık hâline getirirsen, bir gün kazanmayı da unutursun.
Bugün tabelaya sevindik. Ama futbol, yine sınıfta kaldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: