Yok işte hocam, yok… Bir maç değil, iki maç değil; geldiğinden beri aynı senaryo, aynı ısrar, aynı sonuçsuz denemeler. Sağda deniyorsun olmuyor, solda deniyorsun olmuyor; ama ne hikmetse Oliagbe her maçta ilk on birde kendine yer buluyor. Ayağına aldığı her topu eziyor; çalım deniyor olmuyor, pas vermiyor kaptırıyor, şut çekiyor auta… Tribünde izleyen bile yoruluyor.
Orta sahada mecburiyetten oynayan Ozan’a da ilk 45’te anlam veremedik. Ne yaptı, ne yapmaya çalıştı, nerede gezdi, sahada mıydı yoksa başka bir boyutta mı dolaştı, bilemedik. Sözün özü: İlk yarı iki kişi eksik oynadık.
Elimizde 2.01’lik dev gibi bir santrfor var ama kullandığımız fauller, frikikler sağ olsun dağlara taşlara gidiyor. Sol taraftan bir şey beklemiyoruz tamam, o defteri kapattık. Ama sağdan da ne bir orta geliyor ne akıllı bir pas… Böyle olunca hücum dediğin şey ceza sahasına uğramadan geri dönüyor.
İkinci yarı başlar başlamaz Muci ile gelen gol umut tazeledi derken, o dakikadan sonra Göztepe oyunu tamamen eline aldı. Oliagbe bomboş pozisyonda golü kaçırınca Göztepe’nin hırsı iyice arttı, bizim sinirler de. Fatih hoca 70 dakika tahammül ettikten sonra sonunda dayanamadı, Oliagbe kenara geldi, Augusto oyuna girdi.
74’te Onuachu’nun gördüğü gereksiz sarı kart Beşiktaş maçını şimdiden sorun hâline getirdi. 76’da sahanın en iyisi Muci 2. golü attı ama, Pina’nın anlamsız hamlesiyle kırmızı kart geldi. Ardından kullanılan serbest vuruşta top ağlarımızı bulunca maç bir anda kontrolden çıktı. Son dakikalara doğru takım hem oyundan hem akıldan düştü. Ayağımızda top tutamaz hâle geldik; Göztepe sağlı sollu gelmeye başladı.
Ve en kritik an… 90+2’de Göztepe’nin libero gibi ortaya çıkan oyuncusu kafayı vurdu, direkten döndü. Dönen topu Arda dışarı gönderince Şans Melekleri bir kez daha yanımıza kondu ve maçı 2-1 almayı başardık.
Haftaya Onuachu yok, Pina yok… Şans melekleri olur mu, o da şüpheli.
Evet, hak verilecekse biz eleştiririz ama hak gelince de hakkı veririz. İkinci yarı Ozan Tufan elinden geleni yaptı, Trabzonspor formasına ihanet etmedi. Ne zaman görev verilse çıktı, görevini yaptı. Bugün 2 topu çizgiden çıkardı. Takıma abilik yaptı.
Evet, haftalardır kazanıyoruz. Evet, Galatasaray ile fark 2 puana indi. Bunlar doğru. Ama “Böyle geliyor, böyle gider” düşüncesi en tehlikeli rehavet. Beşiktaş deplasmanı ve ardından Ankara’da Gençlerbirliği maçı… Eğer bu iki haftayı ince eleyip sık dokumadan, hataları görüp düzeltmeden çıkmaya çalışırsak, meleklerin kanadı bile bizi taşıyamaz.
Şans güzeldir ama futbolda sadakati yoktur.
Bugün yanımızda olur, yarın yüzünü çevirir.
Bizim yanımızda kalmasını istiyorsak, önce kendi işimizi doğru yapacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: