Son dört maçında gol atamamış Kasımpaşa karşısına çıkarken ilk on bire bakıyoruz… Türk oyuncu yok. Yeni transferler Løvik ve Nwaiwu sahada, olmazsa olmazımız Oliagbe de yine başlangıçta. İçimde küçük bir temenni: İnşallah bu maç Oliagbe beni şaşırtır.
Stat soğuk, tribünler boş gibi… Anlaşılan millet stadı değil Uzun Göl’ü tercih etmiş. Ama bayrak şov var; içimizi ısıtan tek şey belki de o. Maç başladı, biz de izlemeye başladık.
Zubkov ceza sahası içinde topa abanıyor, “gooool” diye ayağa kalkıyoruz… Ama değil. Augusto gollük çıkarıyor.
Dönüp bakıyoruz; Oliagbe… İlk 10 dakika içinde 4 kez topla buluştu, dördü de geri pas. Bekliyoruz, izliyoruz.
Kasımpaşa alanı iyice daralttı. İlk yarı boyunca Trabzonspor net bir gol pozisyonuna giremeden devre bitti. Tribün sessiz, oyun sıkışık, umutlar askıda.
Ve Oliagbe beni şaşırtmıyor.
Derken sahneye o çıkıyor…
Bu adam bir başka. Bu boyuyla, bu postuyla… İki metrelik dev Onuachu. Ølanı’nın getirdiği topu ceza sahasında alıyor, rakibini ezer gibi yapıyor ama zarafetle… İğne deliğinden geçen top direğe çarpıp içeri giriyor. Gol! Onuachu’nun ligdeki 12. golü. İşte santrfor farkı.
Ama futbol bu…
61.dakikada Diabaté topu alıyor, 20 metre sürüyor, ceza sahasına giriyor. Peña ile Batagov paylaşımda bir an tereddüt edince skor 1-1 oluveriyor. Bu kadar basit.
Sonrası al-ver, git-gel… Derken sahnede bu kez yaşlı kurt var. Nwakaeme topu alıyor, ceza sahası dışına çıkarıyor, Zubkov’a bırakıyor. Zubkov topun altına öyle bir giriyor ki; akıl, teknik ve soğukkanlılık… Gol! Yeniden umut.
Ve maç bitiyor.
Sonuç mu?
Net pozisyona girmeden maçı kazandık.
Kasımpaşa kalecisi Gianniotis, tek bir kurtarış bile yapmadan maçı tamamladı.
İşte yetenekli, iş bitirici oyuncular farkını böyle gösterir.
Attığımız iki gol de tamamen bireysel kalite ürünüydü. Oyun mu? Tartışılır.
Skor mu? Kazanan Trabzonspor.
Bazen plan değil, bazen taktik değil…
Yetenek kazanır.
Yorumlar
Kalan Karakter: