Vatan Söz Konusuysa
Bu topraklarda farklı düşünürüz.
Aynı masada hararetle tartışır, sandıkta ayrı saflara gider, hayata başka pencerelerden bakarız. Kimimiz muhafazakâr, kimimiz seküler; kimimiz sağcı, kimimiz solcu… Ama söz konusu vatan olduğunda, bütün o ayrımların üzerini örten daha büyük bir kimlik vardır: Türk Milleti.
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
Bu tanım bir ırk tarifinden ibaret değildir; bir kader birliğinin adıdır. Aynı bayrağın gölgesinde, aynı toprağın üstünde ve gerektiğinde aynı toprağın altında buluşmanın adıdır.
Bugün dünyada ulus devletlerin tartışmaya açıldığı, kimliklerin buharlaştırılmak istendiği bir çağdan geçiyoruz. Küresel aklın yeni haritalar çizdiği, sınırları kağıt üzerinde esnettiği, milletleri “eski model” ilan ettiği bir çağ… Oysa bu coğrafyada devlet bir şirket değildir; millet bir proje hiç değildir. Bu coğrafyada devlet, bin yıllık hafızadır. Millet ise o hafızanın vicdanı.
Biz başka ülkelere benzeyemeyiz.
Çünkü biz, Malazgirt’ten Çanakkale’ye uzanan bir sürekliliğin adıyız. Çünkü biz, en karanlık anda bile “ya istiklal ya ölüm” diyebilmiş bir milletiz. Çünkü biz, küllerinden devlet çıkarma iradesine sahibiz.
Eleştiririz, kızarız, birbirimizi hırpalarız. Ama bir yabancı el uzandığında, o elin karşısında tek bir yürek oluruz. Tarih bunun şahididir.
Bu yüzden Türk milliyetçiliği bir öfke dili değildir; bir sorumluluk bilincidir. Kimseyi dışlamak değil, bu vatanın ortak paydasında buluşturmak iddiasıdır. Bayrağın rengi kimliğimizin değil, istiklalimizin rengidir.
Bugün ihtiyacımız olan şey; slogan değil, şuurdur. Hamasi cümleler değil, tarih bilgisi ve özgüvendir. Türk olmak bir üstünlük iddiası değil; büyük bir yükün altına girmektir. Adaletli olmak zorunda olmaktır. Güçlü olmak zorunda olmaktır. Çünkü bu coğrafyada zayıfın yaşama şansı yoktur.
Evet, farklıyız.
Ama kaderimiz ortak.
Ve biz biliyoruz ki; vatan söz konusuysa, ayrılıklar susar.
Çünkü Türk Milleti, mesele vatansa tek bir yürek olur.
Tanrı Türk’ü korusun.
Yorumlar
Kalan Karakter: