Hep güçlü olduğumu söyledim kendime.
Ayakta kalmayı bildim.
En çok da doğru bildiğimin arkasında durmayı.
Ama bazı şeyleri beceremedim.
Sevmemeyi mesela.
Mesafeyi ölçerek koymayı,
kalbimi kilitlemeyi,
“önce ben” demeyi öğrenemedim.
Güveni hesaba katarak dağıtamadım.
Sevdiysem açık ettim.
Saklamadım.
Eğip bükmedim duygumu.
Bu yüzden kaybettim belki,
ama kendimi satmadım.
Maskeler vardı etrafta.
Kimine zırh, kimine oyun.
Bana da uzattılar.
“Elime yakışmaz” dedim.
Takmayı beceremedim.
Ne isem o oldum.
İkiyüzlülük bana ağır geldi.
Yalanın tadı yoktu,
biliyordum.
Ama yine de oturdum o sofralara.
“Belki değişirler” diye.
Kalkmayı zamanında beceremedim.
İhaneti huy edinmiş yüzleri
erken görmeyi beceremedim.
Çünkü kalbimde kötülük yoktu.
Ben güzelliğe inandım.
Güzellik kılığına girmiş karanlığı
ayırt edemedim.
Şimdi eski şiirlerimin içindeyim.
Kayıp dizelerin ortasında.
Belki bir gün
“çok seven ama kaybeden” diye anacaklar beni.
Varsın desinler.
Ben insan sevdim.
Güvenmek istedim.
Yüreğim kir tutmadı.
Suçum buysa,
bu suçla yaşamayı bilirim.
Sahte zaferlerle dikilenler karşıma,
aynaya bakmaktan korkacaklar bir gün.
Çünkü orada bir yüz değil,
içi boşalmış bir suret görecekler.
İnsan en çok kendinden ürker.
Ben korkmuyorum.
Çünkü yalnız değilim.
Benim gibi hisseden,
benim gibi yanan,
benim gibi hâlâ insan kalan
çok kişi var.
Yaşananlar silinmez.
Ama suretlerini yakıyorum artık.
Kül kalır belki.
İz kalır.
Ama hüküm kalmaz.
Bu bir yüzleşmeydi.
Kendimle.
Hesabımı verdim.
İnsan sevgisiz yaşayamaz.
Ben yine seveceğim.
Yine güveneceğim.
Ama bu kez
kendimi kaybetmeden.
Bir deniz kenarında yine
ay ışığını yorgan yapacağım.
Kumda çıplak ayak yürüyeceğim.
İzlerim bir süre yalnız olacak belki.
Olsun.
Herkes kendi yol arkadaşını bulur.
Benim adımlarım artık daha ağır,
daha bilinçli.
Ve ben,
beceremediklerimi sırtımda taşımak yerine,
becerdiklerimi
hayatıma katacağım.
Yorumlar
Kalan Karakter: