Bazı milletlerin sembollerine bakarsınız; kimi aslanı seçmiştir, kimi kartalı, kimi de sürü psikolojisini yüceltip kendine koyunu layık görmüştür. Ama Türk milleti…
Biz başka bir şeyiz.
Bizim tarihimizde sürü yoktur; öncü vardır. Sürü psikolojisi yoktur; liderlik vardır. Emir eri olmak yoktur; özne olmak vardır. Çünkü eğer bu milletin karakteri itaat üzerine kurulu olsaydı, bugün bozkurtun gölgesinde değil, bir koyun sürüsünün tozunda kaybolurduk.
Bizden kayıtsız şartsız itaat istenseydi, sembolümüz bozkurt değil, koyun olurdu.
Ama olmadı.
Çünkü biz, coğrafyaya sığmayan bir iradenin çocuklarıyız.
Bozkurt…
Sadece mitolojik bir figür değil, yol göstericidir. Adına bozkurt denilen o önder, kimseye el pençe divan durmamış; dağın ardından doğmuş, obasını karanlıktan kurtarmış, yol açmış, yön bulmuş, milletine istikamet vermiştir. İşte bu yüzden Türk milleti bozkurdur:
Yolu aramaz, yolu açar.
Bugünün dünyasında ise “itaat et, sorgulama, sus, boyun eğ” sesleri her yerden yükseliyor. İşine gelmeyeni susturmak isteyenler, fikri olanı tehlikeli görenler, sürü düzenini ideal sayanlar…
Onlar hâlâ anlayamadı:
Bu milletin genetiğinde sürü olmak yoktur.
Her Türk'ün içinde bir bozkurt vardır; yönünü kaybetse de, yolu kapansa da, tökezlese de kalkmasını bilir.
Türk milletinin duruşu, bir ormanın ortasında tek başına dikilen ulu çınarın gölgesi gibidir; hem kimseye boyun eğmez hem de herkesin sığınacağı güveni verir.
İtaat isteyenlere bak, yüzlerindeki telaş hep bu yüzden… Çünkü biliyorlar ki Türk milleti biat etseydi, bugün dağlarda bozkurt değil, meralarda koyun ararlardı.
Ama biz…
Bizim töremiz var.
Vicdanımız var.
Aklımız var.
Devletin, milletin, adaletin, haysiyetin ne olduğunu biliriz.
Türk milliyetçisi dediğin adam, emirle değil vicdanıyla yürür.
Türk kadını dediğin, susmaz; gerektiğinde bir destanın ilk cümlesini yazar.
Türk genci dediğin, sosyal medyada değil, tarihin kalbinde iz bırakmanın peşindedir.
Çünkü Türk milliyetçiliği, bir slogan değil; bir duruştur.
Bir yürek terbiyesi, bir karakter meselesidir.
Ve en önemlisi:
Türk milliyetçiliği itaat etmek değildir; doğruya sadakatttir.
Devlete kayıtlı kul olmak değil; devletin öz evladı olmaktır.
Birinin arkasından sorgusuz yürümek değil; milletin menfaati için doğru yolu ısrarla hatırlatmaktır.
Bu yüzden…
Bizden kayıtsız şartsız itaat istenseydi, sembolümüz bozkurt değil koyun olurdu.
Ama biz Türküz.
Tarihin hiçbir döneminde gütülen olmadık, hep gözeten olduk.
Sürü olmadık, millet olduk.
Biat etmedik; devlet kurduk.
Boyun eğmedik; istiklal yazdık.
Ve bugün…
Kim bize “susacaksınız, sorgulamayacaksınız, itaati kutsayacaksınız” diyorsa bilsin ki:
Biz susarsak tarih susar.
Biz eğilirsek dağlar yıkılır.
Biz bozkurtken kimse bizi koyun yapamaz.
Çünkü biz, bu toprakların hür iradesiyiz.
Bu milletin vicdanıyız.
Bu bayrağın namusuyuz.
Ve asla unutmayız:
Bozkurt, sürüyü takip etmez; yolu gösterir.
Yorumlar
Kalan Karakter: