Pir’e sormuşlar:
“Niçin böyle durgunsun?”
Cevap kısa ama asırlık bir muhasebe gibi:
Bu üç cümle, bir milletin kader defterine düşülmüş nottur aslında. Ne eksik, ne fazla. Bugünü anlatır, dünü açıklar, yarını uyarır.
Yol uzundur çünkü Türk’ün yolu kestirme hiç olmamıştır. Haritaları masada çizilmemiş, devletleri ihale ile kurulmamıştır. Bozkırdan devlete, çadırdan nizama yürüyen bir iradenin yoludur bu. O yüzden yorucudur. O yüzden sabır ister. Bugün “hemen olsun” diyenlere inat, tarih bize şunu öğretir: Büyük milletler acele etmez, istikrarla yürür.
Düşman hilelidir çünkü Türk’e düşmanlık hiçbir zaman mertçe yapılmadı. Cephede yenemeyenin, masada pusu kurduğu; silahla başaramayanın algıyla denediği bir tarih bu. Dün Sevr’di, bugün başka adlarla dolaşımda. Bayrakla uğraşan, dille oynayan, kimlikle pazarlık yapan zihniyet hep aynı. Sadece ambalaj değişti. O yüzden uyanık olmak meziyet değil, zorunluluktur.
Ama asıl ağır olan üçüncüsü: Dost cahil…
Dostun cahilliği, düşmanın hilesinden daha tehlikelidir. Çünkü düşman ne yapacağını saklamaz; dost ise bilmediğini bilmez. Sloganı fikir sanır, gürültüyü mücadele zanneder. Tarih okumadan tarih hakkında konuşur. Atatürk’ü sloganla sever, fikriyle kavga eder. Milliyetçiliği bağırmak sanır ama bedel ödemekten kaçar.
Bugün Türk milliyetçiliğinin en büyük imtihanı buradadır. Ne düşman, ne yol… Asıl mesele; bilmeden konuşan, okumadan hüküm veren, düşünmeden taraf olan “iyi niyetli kalabalıklar”dır. Çünkü cehalet, iyi niyetle birleştiğinde en pahalı faturayı keser.
Oysa Türk milliyetçiligi akıldır. Hafızadır. Ölçüdür. Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür” dediği yer tam da burasıdır. Milliyetçilik; hamaset değil, sorumluluktur. Kökü mazide, gözü istikbaldedir. Hem duygudur hem disiplindir.
Pir’in durgunluğu, yılgınlık değildir. Derinliktir. Gürültüden uzak durup hakikati dinleme hâlidir. Bugün de suskun olmak bazen en yüksek itirazdır. Herkese cevap vermek zorunda değilsin; bazı cümleler muhatabını bulmaz.
Yol uzun, evet.
Düşman hileli, doğru.
Ama dost, cahil kalmak zorunda değil.
Okuyarak, düşünerek, sorgulayarak…
Türk milliyetçiligi tam da buradan yeniden ayağa kalkar.
Sessiz ama sağlam.
Gösterişsiz ama köklü.
Yorumlar
Kalan Karakter: