Bugün 26 Kasım...
Takvimde bir gün geçmiş olabilir ama bu ülkenin yüreğinde dünün acısı hâlâ taze.
Kadına şiddet, sadece bir sorunun adı değil; bu milletin vicdanında açılan en derin yaradır.
Ve bir gerçeği en başta, eğip bükmeden, noktalı virgülsüz söylemek gerekiyor:
Türk töresinde kadına şiddet yoktur.
Bu topraklara ait olmayan her şey gibi, bu da dışarıdan bulaşmış bir çürümenin ürünüdür.
Kültürümüzde kadın baş tacıydı; bugünse töresizliğin faturası kesiliyor.
Asırlar boyu kadın, Türk devlet geleneğinde hakanla yan yana oturmuş;
ocağın direği olmuş, ordunun ilhamı olmuş, devletin aklı olmuştur.
Bugün karşımıza çıkan şiddet manzaraları ise bizim kültürümüz değil;
töre eksikliği, karakter zafiyeti, kişilik erozyonudur.
Kısacası,
kadına el kaldıran Türk değildir;
çünkü Türk’ün töresinde kadına el kalkmaz.
Kadın döven adam güçlü değil, eksiktir.
Gücü yeten kendi öfkesini yener;
yetmeyen kadın döver.
İşte aradaki fark budur.
Toplumun aynası kadındır; aynayı kıran aslında kendini karartır.
Her şiddet haberi yalnızca bir olay değil;
bir evin sönüşü, bir çocuğun sessizleşişi, bir toplumun geleceğine düşen gölgedir.
Kadına baskının olduğu yerde huzur olmaz.
Kadının sesi kısıldığında, ülkenin sesi de kısılır.
Kadının gözyaşı aktığında, bu milletin yüzü gülmez.
Bir millet, kadınına sahip çıkmadığı gün çökmeye başlar.
Ama Türk milleti çökmeyecek, çökmesine izin vermeyecektir.
Cumhuriyetin gösterdiği aydınlık yol, karanlık zihniyetlerle kapatılamaz.
Bu ülkenin kurucu aklı, kadını toplumun merkezine koydu.
Eğitim hakkı, seçme hakkı, çalışma hakkı bunlar bir lütuf değil, olması gerekenin teslimidir.
O yüzden kadına şiddet, sadece bir suç değildir.
Aynı zamanda bu milletin modernleşme sürecine, devlet geleneğine, tarihsel hafızasına karşı işlenen bir ihanettir.
26 Kasım’da bir kez daha söz veriyoruz.
Bu yazı bugün, 26 Kasım’da yayımlanıyor çünkü dünün matemini bugün unutturmamak gerekiyor.
Kadına şiddet bir günün konusu değil;
bir milletin omurgasıyla verdiği sınavdır.
Ve bu sınavda duruşumuz nettir:
Kadına şiddet, Türk töresine de, Türk ahlakına da terstir.
Kadın baş tacıdır.
Şiddet ise karanlık bir zayıflığın adıdır.
Bugün bir kez daha ilan ediyoruz:
Bu millet, kadına el kaldıran zihniyete izin vermeyecek.
Bu ülkenin kadınları asla yalnız olmayacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: