İsim bir mirastır.
İsim, toprağa düşen kanın, dağa çarpan sesin, tarihe yazılan mühürdür.
Ama şimdi bu ülkede…
Tıpkı bir vatan haininin mezar taşını kırması gibi…
Tıpkı bir celladın, mazlumun adını silmeye çalışması gibi…
İstanbul derken yüzünü Kız Kulesi’ne çevirenler,
Konstantinapol diyerek Bizans’ın hayalini diriltmeye çalışıyor.
İzmir derken Hasan Tahsin’i hatırlayanlar,
Smyrna diyerek emperyalizmin ilk kurşununa gözlerini kapatıyor.
Tunceli’de Ali’yi, Veli’yi, Mehmet’i bilenler,
Dersim diyerek devletin otoritesini parçalamaya uğraşıyor.
Diyarbakır, Anadolu’nun kapısıdır;
Ama “Amed” diyenler, o kapıya hendek kazmak derdindedir!
Ey gaflet uykusuna yatanlar!
“Türkiyeli” diye diye milliyetsiz bir yığın yaratmaya çalışanlar!
Kökünüzü inkâr ederek göğe yükseleceğinizi mi sandınız?
Adına “barış” dediğiniz her kelime,
Türk’ün boğazına dolanan bir kementtir farkında mısınız?
Bu ülkenin adı Türkiye ise,
Bu toprakta yaşayan da Türk’tür!
Lazı, Çerkezi, Kürdü, Gürcüsü fark etmez;
Bu bayrağın altında doğmuşsa Türk’tür, bu kadar net!
Unutmayın:
Kudüs’ü işgal edenler önce adını değiştirdi.
İstanbul’u fethedenler ise adını “İslam’ın beldesi” yaptı!
Şimdi siz hangi taraftasınız?
Biz Türküz!
Ve her ismimiz, her toprağımız, her kelimemiz şehit kanı ile yazılmıştır.
Konstantinapol değil İstanbul!
Smyrna değil İzmir!
Dersim değil Tunceli!
Amed değil Diyarbakır!
Türkiyeli değil, TÜRK!
Altını çizin, ezberleyin, unutan olursa kulağına biz fısıldarız!
Çünkü biz;
Unutursa kanı ağlayan,
Unutturana bedel ödeten Türk’üz!
Unutturmak isteyenler çok… Ama biz unutmamakta, hatırlatmakta and içtik!
Sevda Güneş Kıran
Bir Türk kadını. Bir anne. Ve bu toprakların adını ezberlemiş bir yürek.
Yorumlar
Kalan Karakter: