Bu benim ilk yazım.
Ben bir Türk kadınıyım.
Adım Sevda Güneş Kıran.
Kalem tutan elimde, Türk bayrağı dalgalanır gibi titrer yüreğim.
Bugün susmak, yanlışlara sessiz kalmaktır.
O yüzden buradan açıkça söylüyorum:
Karadeniz geri çekilirse, millet uyanır!
Bugün bazı çevreler “yeni anayasa” talepleriyle çıkıyor karşımıza…
Kimi zaman farklı dillerin resmi statüsü,
kimi zaman belli kesimlere af söylemleri gündeme geliyor.
Ama unuttukları bir şey var:
Bu ülkenin tapusu şehit kanıyladır, noter mührüyle değil!
Ve bu vatanın özü Lozan’dır, ruhu ise Samsun sahilinde atılan ilk adımdır.
Unutmayın:
Karadeniz, sıradan bir deniz değildir.
Karadeniz, bir millettir.
Bandırma Vapuru’nun köpüklerinde doğmuş,
Mustafa Kemal’in izini dalgalarında saklamış bir yürek denizidir.
Ve Karadeniz susmaz!
Çünkü o sustuğunda, tarih susar!
Biz Karadeniz’in çocuklarıyız.
Serseri sananlara inat,
biz sabrın da direnişin de mayasıyız.
Fırtına sanıyorlar bizi, doğru.
Ama bizim amacımız rüzgâr estirmek değil, milleti uyandırmaktır.
Zannediyorlar ki Karadeniz sadece balıkla, çayla, fındıkla anılır.
Oysa biz biliriz:
Karadeniz’in en büyük mahsulü cesarettir.
Biz klavyede değil, vatan uğruna verilen mücadelelerde yazdık adımızı.
Çarıkla dağ aşanların, yağmurda çay toplayanların torunuyuz.
Ve şimdi bizlere “milliyetçilik çağdışı” diyorlar…
Oysa biz biliriz:
Bayrağın kırmızısı reklama değil, şehide yakışır.
Gökyüzü hâlâ masmaviyse,
bu bir tercihin değil, bir bedelin sonucudur!
Ve biz, Mustafa Kemal’in torunlarıyız.
Samsun’a çıktığında arkasında donanma yoktu
ama önünde milyonların duası vardı.
O gün bir adam karaya çıktı,
ama aslında bir millet ayağa kalktı!
Biz Atatürk’ün bastığı toprağı toprak saymayız,
onu emanet sayarız!
O yüzden her adımda dikkatliyiz,
her sözümüzde tarih taşırız.
Karadeniz bazen susar…
Ama unutmayın:
Deniz ne zaman geri çekilirse,
sabırla birlikte öfke de birikir.
Ve Karadeniz konuştuğunda,
yalnızca dalga vurmaz, millet silkelenir ve kendine gelir.
Onlar yukarıdan bakar bu millete,
bizse toprağı öperiz.
Onlar gösterişli salonlarda konuşur,
biz mezar taşlarında "Vatan sağ olsun"u okuruz.
Karadeniz dalga gibidir:
Severse sarar, yanlış görünce sarsar!
Ve unutmayın:
Atatürk’ün Samsun’da başlattığı yürüyüş,
Karadeniz’in yüreğinde büyüdü.
Bu kıyılarda hiçbir tohum köksüz büyümez.
Ve Karadeniz’in sahilinde,
hiçbir dalga hedefsiz vurmaz.
Karadeniz susarsa, uyanış başlar.
Çünkü Karadeniz’in dilinde son söz olmaz.
Her söz, bir diriliştir.
Bu ilk yazımdı.
Ben bir Türk kadınıyım.
Kalemim elimde değil, yüreğimdedir.
Sözüm kısa ama sesim derindir.
Çünkü ben Karadeniz gibi konuşurum:
Sessiz görünürüm, ama yeri gelince milletin vicdanı olurum!
Yorumlar
Kalan Karakter: